"PYD, DAEŞ'ten çok daha tehlikeli"
HAZAL ATEŞ AHMET TOPAL EBRU ŞENGÜL PKK'nın Suriye kolu PYD/YPG'nin Suriye'nin kuzeyindeki Tel Abyad'ı ele geçirmesi ve iki kantonu birleştirmesi üzerine, Ankara'da "Bundan sonra ne olacak" sorusuna cevap aranıyor. Gelişmeler hem hükümet hem de askeri kanatta birçok senaryonun gündeme gelmesine neden oldu. Türkiye uzun bir süredir Suriye'deki zulümden kaçanları yine Suriye içlerinde oluşturulacak güvenli insani bölgede karşılamak istiyor. ABD ise bu öneriye sıcak bakmadığı için Türkiye bugüne kadar bu konuda tek başına adım atmadı. Gelinen aşamada PYD güçleri, koalisyon uçaklarının bombaladığı yerleri ele geçirerek Türkiye sınırına paralel şekilde kuzey hattını ele geçirdi. Kuzey koridorunun Akdeniz'e indirilmeye çalışıldığı artık herkes tarafından kabul edilirken, askeri kaynaklar bu yeni oluşumun Türkiye sınırını güvensiz hale getireceğine dikkat çekiyor. Suriye sınırının her türlü terörist sızmaya açık hale gelebileceğine vurgu yapılıyor. SURİYE SINIRINDA NELER OLUYOR-TIKLAYIN 'TÜRKİYE'Yİ HEDEF ALABİLİR' Türkiye sınırında "DAEŞ mi yoksa PYD varlığı mı daha tehlikeli?" konusu da Ankara'da tartışılan başlıklardan bir tanesi. Askeri kaynaklar, DAEŞ'in en fazla 2-3 yıl sonra yok olma ihtimalinin yüksek olduğunu, ancak PYD'nin ise etnik temelli hareket ettiği için sınırda bir tampon kurmasıyla daha uzun süre kalıcı olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle PYD'nin tampon bölge oluşturmasının zamanla Türkiye'ye tehdit oluşturacağı, hatta içerideki gelişmelere paralellik göstererek sınırın güney kısmından ülkenin hedef alınabileceğine vurgu yapılıyor.
Bölgedeki gelişmeler PKK ile Mesud Barzani'nin başkanı olduğu KDP'yi çatışmanın eşiğine getirdi. PKK'nın Suriye'de KDP'ye yakın Suriyeli Kürt örgütlerini saf dışı bırakması ile başlayan ve örgütün Şengal'de kanton kurma girişimi ile bugünlere taşınan gerilim sürüyor. Son olarak Mesud Barzani ve Başbakan Neçirvan Barzani'nin AK Parti'yle yakın ilişkileri ve seçimde destek vermesi de PKK'yı kızdırdı. PKK yöneticilerinden Duran Kalkan Bölgesel Yönetim'i diktatörlükle suçladı. KDP de tepki göstererek, "Kalkan haddini aşmıştır. Kürtler ve Kürdistan ile ilgili bu tür sözler çok tehlikelidir. Kürdistan'da PKK'nın hâkim olduğu yerlerde hangi özgürlükten bahsedilebilir? Parti çalışmaları mümkün müdür? Kendisi baskıcı, dayatmacı, diktatörce hareket eden bir güç" açıklaması yaptı. Kalkan da iki gün önce yaptığı açıklama ile KDP ile PKK arasındaki bütün ilişkilerin sona erdiğini söyledi. Bu gelişmelerin ardından PKK bağlantılığı kurumlara baskın yapılırken, Erbil ve Süleymaniye'deki siyasi faaliyet için kullanılan bürolar da kapatılıyor. HDP heyeti ise Kuzey Irak ziyaretinde Barzani'nin partisiyle görüşmeyip Celal Talabani'nin partisi Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yönetimi ve Goran Hareketi'ni ziyaret etti. HDP heyeti emanet oyların kaybedileceği endişesiyle Kandil'e de gitmeme kararı aldı.
Haber Girişi Mete Efendioğlu - Editör Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin


